2011 yılında Asya

Tüm dünyada iyi ile kötüyü, acı ile tatlıyı, umut ile çaresizliği yoğun şekilde bir arada yaşadığımız bir yılı geride bırakmak üzereyiz. 2011?de Asya ülkelerinde de önemli gelişmeler oldu. Yaşadıkları doğal felaketler karşısında Japon halkı dimdik duruşuyla tüm dünyaya örnek olurken, Ortadoğu?yu kasıp kavuran Arap Baharı?nın esintileri Asya?nın uzaklarına kadar ulaştı. Geride bıraktığımız yıl içerisinde Asya?da yaşanan bazı önemli gelişmeleri şu şekilde sıralamak mümkün:

1.) Fukuşima felaketi: Mart ayında Japonya, bir değil birkaç felaketi ardarda yaşadı. Ülkenin Pasifik sahilleri açığında gerçekleşen 9.0 şiddetindeki deprem, Japonya tarihinde yaşanan en şiddetli deprem olarak kayda geçerken, büyük bir yıkıma yol açtığı gibi yüksekliği 40 metreyi bulan tsunami dalgalarını da tetikledi. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi tsunami de Fukuşima nükleer santralinde patlamalara ve radyoaktif sızıntıya yol açtı. 16 bin kişi hayatını kaybetti, 6 bin kişi yaralandı ve yaklaşık 125 bin bina kullanılamaz hale geldi. Japon hükümeti, bu felaket karşısında tam anlamıyla bekleneni veremedi. Geç kalındı, birçok yere yetişilemedi, çözümler yerine bahaneler getirildi. Ancak buna karşılık, Japon halkının afet karşısındaki onurlu duruşu, dayanışması, yardımlaşması ve özverisi kelimelerle anlatılamayacak kadar güçlüydü. Felaketin üzerinden dokuz ay geçti, hala yaralar tam olarak sarılmadı, ancak Japonlar tüm dünyaya insan olmanın ne olduğunu gösterdiler. Ekim ayında bu sefer Van şiddetli bir depremle sallanırken, ilk yardıma koşanlardan biri de yine Japonlar oldu. Yardım için geldiği ülkemizde artçı bir sarsıntıda hayatını kaybeden Japon doktor Atsushi Miyazaki?nin ismi ise kalplerimize kazındı.

2.) Burma?da demokratik açılım: Yıllardır askeri cuntanın demir yumruğuyla yönetilen Burma?da, Kasım 2010?da muhalif lider ve Nobel Barış Ödülü sahibi Aung San Suu Kyi?nin ev hapsine son verilmesiyle başlayan değişim rüzgarları, 2011?de yüzlerce siyasi tutuklunun tahliye edilmesiyle devam etti. Devlet Başkanı Thein Sein, gerek Aung San Suu Kyi, gerekse dış dünya ile daha yapıcı bir diyalog için ilk adımları atmaya başladı. Halkın karşı çıktığı bir baraj inşaatı projesi durdurulurken, işçilere grev hakı tanıyan bir yasanın kabul edilmesi de Burma?nın demokratikleşmesi açısından önemli bir gelişme oldu. Uluslararası alanda Burma, bu açılımların ilk meyvesini, Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü?nün (ASEAN) 2014 yılında dönem başkanlığını kazanarak aldı.

3.) Çin?de protestolar: Arap Baharı?nın daha ilk dönemleri yaşanırken bu gelişmelerin Çin gibi diğer otoriter rejimler üzerinde de etkisi olabileceği yönünde tartışmalar gerçekleşmiş, hatta Çin?de bir ?Yasemin Devrimi? gerçekleşebileceği söylenmişti. Bu olmadı. Ancak yine de Çin?in demokrasi rüzgarlarından hiç etkilenmediğini söylemek doğru olmaz. Ülkenin dört bir yanında yıl içerisinde birçok  protesto eylemi gerçekleştirilirken, bu eylemler Arap ülkelerindeki doğrudan rejime karşı olmaktan ziyade yerel ve mikro bazda, örneğin fabrikalardaki çalışma şartlarına, yasadışı toprak satışlarına ve yolsuzluğa karışan yerel yöneticilere karşı tepkiler olarak gerçekleşti. Buna rağmen Çinlilerin haksızlıklar karşısında seslerini daha yüksek bir şekilde çıkarttıklarını söylemek mümkün. Diğer yandan Çin hükümetinin muhalif seslere karşı tutumu da uluslararası anlamda tepki topladı. Örneğin, Nisan ayında muhalif duruşuyla tanınan sanatçı Ai Weiwei?nin ?vergi kaçırdığı? gerekçesiyle tutuklanması, gerek Çin?de gerekse uluslararası kamuoyunda büyük ses getirdi. Internet ortamında örgütlenen kampanyalar sonucunda Ai, Haziran ayında serbest bırakıldı.

4.) Hindistan?da yolsuzlukla mücadele: 2011 yılı Hindistan?ın yolsuzluk skandallarıyla çalkalandığı bir yıl oldu. Ancak Çin?de olduğu gibi Hindistan?da halkın tepkisi internet üzerinden çığ gibi büyüyerek (Çin?in aksine Hindistan?da daha özgür bir internet ortamının olmasından da faydalanarak) önemli ölçüde ses getirdi ve bugüne kadar siyasi hayatın içerisinde pek de görünür olmayan orta sınıf ön plana çıkmaya başladı. Yolsuzlukla mücadele için bir kurum oluşturulması ve ilgili mevzuatın iyileştirilmesi için açlık grevine başlayan aktivist Anna Hazare?yi takip eden binlerce Hindistanlı, dünyanın en büyük demokrasisi olarak bilinen Hindistan?ın gerçek anlamda demokratikleşmesi için iradelerini ortaya koydular.

5.) Tayland?da yeni bir dönem: Tayland?da Temmuz ayında gerçekleştirilen seçimler sonucunda özellikle kırsal kesimler ile orta sınıfın oylarını alan Yingluck Shinawatra, ülkenin ilk kadın başbakanı olarak göreve başlarken, 2006?da dönemin başbakanı (ve Yingluck Shinawatra?nın ağabeyi) Thaksin Shinawatra?ya karşı gerçekleştirilen darbe ile başlayan askeri vesayet dönemi de sona ermiş oldu. Ülkedeki demokrasi yanlıları ile monarşi taraftarları arasında bir uzlaşı oluşturmayı amaçlayan Yingluck Shinawatra?nın en büyük şanssızlığı ise seçilmesinden kısa bir süre sonra ülkeyi vuran ve yüzlerce kişinin hayatına mal olan sel felaketi oldu.

6.) Kim Jong Il?in vefatı: Kuzey Kore lideri Kim Jong Il?in 17 Aralık 2011?de hayatını kaybetmesiyle Kuzey Kore?de bir dönem sona erdi. Kim?in oğlu Kim Jong Un, babasının defnedildiği 28 Aralık günü ülkenin yeni lideri olarak ilan edildi. Oğul Kim?in yönetiminde Kuzey Kore?nin nasıl bir yol izleyeceğini zaman gösterecek.

2012?nin gerek Asya, gerekse tüm dünya için çok daha iyi bir yıl olması dileğiyle?

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Genel, Siyaset kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.