Mayıs 1998, Cakarta…

İnsanlığın yakın tarihinin karanlık ve bir o kadar da acı sayfalarından birisinin on beşinci yıldönümündeyiz. Mayıs 1998’de Endonezya’nın başkenti Cakarta’da olanları unutmak kolay değil. Ateş düştüğü yeri yakıyor şüphesiz. Ama bazen de ateşin düştüğü yerde değilsek bile, bir şekilde olanlarla, olayı yaşayanlarla yolumuz kesişmişse, bir masanın etrafında karşılıklı oturup, yaşadığı olayların anlatan kişinin gözlerinde o günlerin acısını görmüşsek, insan olmamız yetiyor o acıyı hissetmek ve unutmamak için.

Daha önce bu blogda yine Mayıs 1998’i ele almıştım. Neler olduğunu hatırlayalım:

Endonezya, Mayıs 1998… Başkent Cakarta… Asya Krizi, Endonezya ekonomisini çökertmiş… Rupiah’ın değeri dibe vurmuş ve fiyatlar hızı bir tırmanışta… İnsanlar sokaklara dökülmüş, özellikle de öğrenciler aktif bir şekilde protestolarını şiddete başvurmadan sürdürüyorlar. Ülkeyi 30 yıldan fazla süredir tek başına yöneten Suharto çok zor durumda. Derken 12 Mayıs 1998 günü, yine öğrenciler bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Endonezya’nın önde gelen üniversitelerinden Trisakti’nin önünde. Ne olduysa işte o sırada oluyor. Kampüsün önünden geçen üst geçitten bir takım şahıslar -hala kim oldukları belirlenemedi- ateş açıyorlar öğrencilerin üzerine. Dört genç Endonezyalı oracıkta can veriyor. Ve artık film kopuyor.

Trisakti olayından sonra ne oldu? Yönetime karşı protestonun şiddetlenmesi beklenebilir. Evet bu oldu. Hatta Suharto istifasını vermek zorunda kaldı. Ama başka bir şey daha oldu. Hemen ertesi gün sokaklar yine karıştı ve bu sefer Çin kökenli Endonezyalılar hedef alındı. İki gün boyunca Cakarta alev alev yandı. Çinliler için yaratılan o cehennem, tüm Cakarta’yı, tüm Endonezya’yı yaktı. Çinlilerin evleri, işyerleri ateşe verildi. Birçok insan alevler arasında öldü. Kimi vuruldu, kimi dövülerek öldü. Onlarca Çinli kadın ise sokaklarda tecavüze uğradı. Endonezya’nın diğer bölgelerinde de daha küçük çapta olsa bile benzer şiddet olayları yaşandı.

Bundan beş yıl önce, yani olayların onuncu yıldönümünde yazdığım bu yazıda şunu sormuşum:

Neden? Güzel insanların ülkesi Endonezya’da nasıl olabildi bu? Kim yaptı, kimler yaptı bunu ona?

Bir beş yıl daha geçti ve bunun cevabı hala yok. Endonezya o günlerden beri büyük gelişme kaydetti. Otuz yıllık diktatörlükten sonra demokrasiye geçişte oldukça başarılı adımlar atıldı, atılıyor. Endonezya ekonomisi de son derece iyi gidiyor, artık BRIC statüsünde sayılıyor. Artık sıra Mayıs 1998 ile hesaplaşmaya geldi…

Fotoğraf: Paul Kadarisman. Kaynak: Inside Indonesia.

Fotoğraf: Paul Kadarisman. Kaynak: Inside Indonesia.

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Siyaset kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.