Küresel Ekonominin İncisi Şanghay

Şanghay, Çin’de geleneksel ile modernin buluştuğu, ülkenin geçmişi ile geleceğini Huangpu Nehri’nin iki yakasında bir araya getiren ve yaklaşık 25 milyon kişiye ev sahipliği yapan dev bir metropol. Bugüne değin Asya coğrafyasında birçok kente “Doğu’nun İncisi” lakabı takılmıştır; Şanghay da bunlardan birisi. Ancak Şanghay’ı farklı kılan, “Doğu”nun burada oryantalist bir perspektifle egzotik ötekiler yaratan Batı-merkezci bir anlayışla değil, ekonomik güç üzerinden küresel ekonomideki eksen kaymasını yansıtacak şekilde tanımlanıyor olması. Şanghay, küresel ekonominin başat aktörlerinden birisi olan Çin’in ekonomik kalbinin attığı, Asya’da ekonomik gücün odaklandığı bir şehir. Şanghay sadece Doğu’nun değil, küresel ekonominin incisi olma yolunda ilerliyor.

s80Çin’de ekonomik büyüme, küresel kriz sonrası dönemde nispeten hız kesmesine rağmen güçlü bir şekilde devam ediyor. Çin hükümetinin amacı, bu büyümeyi geçmiş dönemlere nazaran daha düşük bir seviyede de olsa sürdürülebilir bir düzleme oturtmak. Bu amaç doğrultusunda uygulanan politikalar küresel ekonomi üzerinde sadece yüksek ihracat, ithalat ve yatırım hacimleriyle etkili olmayı değil, küresel ekonomide tanımlayıcı, kural koyucu bir aktör haline gelmeyi hedefliyor. Bu çerçevede Şanghay, küresel ekonominin üç mekanizması -lojistik, finans ve yatırım- alanlarında bir dünya merkezi, bir “hub” haline getiriliyor.

Lojistik alanında Şanghay, hâlihazırda dünyanın en yoğun limanına ev sahipliği yapıyor. 2014 yılında Şanghay Limanı, toplam 35,3 milyon TEU ile dünyanın en fazla konteyner işlenen limanı oldu. Singapur, Shenzhen ve Hong Kong bu sıralamada Şanghay’dan sonra geliyor. Dünyanın en yoğun konteyner limanları arasında ilk on sıranın tamamen Asya limanlarına ait olduğunu ve bunlar içerisinde de yedisinin Çin’de bulunduğunu da dikkat çekici bir bilgi olarak not düşelim. Şanghay Limanı’nda genişletme ve kapasite artırma çalışmalarının devam etmesi, limanın küresel ticaret hatları üzerindeki konumunu giderek güçlendireceği anlamına geliyor. Bununla birlikte Çin hükümeti tarafından kabotaj kısıtlamalarının da kademeli olarak azaltılması mevzuat altyapısı açısından olumlu bir sürece işaret ediyor.

Deniz ve kara taşımacılığı

Dünyanın en büyük ihracatçısı olan Çin için dış ticaretini büyük ölçüde deniz yolları ve konteyner taşımacılığı üzerinden yapıyor olması nedeniyle, limanlarının etkinliği ve kapasitesi önemli ancak Şanghay Limanı, kentin küresel lojistik haritasındaki konumunun sadece bir boyutunu oluşturuyor. Yeni İpek Yolu projesi kapsamında Çin’den Batı’ya uzanan demiryollarının geliştirilmesi ve bu hatlar üzerinden taşımacılığın artması, Şanghay’ın küresel ticaretin deniz ve demir yollarının kesiştiği bir konumda yer almasını sağlayacak. Hâlihazırda Şanghay’a üç yüz kilometre mesafedeki Yiwu’dan Avrupa ülkelerine konteyner treni seferleri düzenleniyor. Yeni İpek Yolu projesinde somut anlamda aşama kaydedildikçe Şanghay’ın da merkezi konumunun güçleneceğini öngörmek zor değil.

Çin hükümeti Şanghay’ı 2020 yılına kadar bir küresel finans merkezi konumuna getirmeyi amaçlıyor ve bu yöndeki çalışmalar Çin’in ulusal para birimi ‘renminbi’nin uluslararası işlem hacminin artırılması amacına paralel olarak sürdürülüyor. Şanghay hâlihazırda Çin’in en büyük menkul kıymetler, tahvil ve emtia borsalarına ev sahipliği yapıyor; renminbi bazlı olarak geliştirilen yeni finansal enstrümanlar piyasalarda derinliğin oluşmasına katkıda bulunuyor. Ancak Şanghay’ın küresel bir finans merkezi haline gelmesi için en önemli gereksinim, mevzuattaki kısıtlamaların ve bürokratik engellerin azaltılarak ekonomik ortamın özellikle yabancı yatırımcılar için daha cazip bir hale getirilmesi. Bu bağlamda Çin’in sermaye hesabının liberalleştirilmesi, ‘renminbi’nin tam anlamıyla konvertibilitesinin sağlanması, sınır ötesi sermaye akışlarının kolaylaştırılması ve süreçlerin daha az kontrol ve kotaya tâbi, daha şeffaf hale getirilmesi önem taşıyor.

Şanghay Borsası çıkışta

Şanghay Menkul Kıymetler Borsası, 2007’de yaşadığı büyük çöküş sonrası önemli derecede toparlandı ve son dönemlerde göz kamaştırıcı bir yükselişe geçti. 2015 yılına yaklaşık 2,500 puan seviyesinde giren Şanghay Bileşik Endeksi, bu makalenin kaleme alındığı Nisan ayı ortası itibariyle 4,500 puan eşiğine gelmiş durumda. Bununla birlikte 2015’in ilk çeyreğinde Şanghay Borsası, New York’u geçerek dünyanın en fazla halka arz gerçekleştirilen borsası oldu. Bu yüksek performansın sürdürülebirliği için mevzuattaki iyileştirmelerin ve hükümetin uyguladığı kontrollü liberalleşme sürecinin devam etmesi gerekiyor.

Katar Finans Merkezi’nin yayınladığı Küresel Finans Merkezleri endeksinde Şanghay tüm dünyada on altıncı, Asya-Pasifik coğrafyasında ise altıncı sırada yer alıyor. Aynı kurumun gerçekleştirdiği diğer bir ankette ise “yakın gelecekte hangi finans merkezinin daha fazla ön plana çıkmasını bekliyorsunuz?” sorusuna verilen cevaplar içerisinde Şanghay’ın açık arayla birinci sırada yer alması, küresel finans çevrelerinin gerçekleştirilen reformlara güven duyduğunu ortaya koyuyor.

Şanghay’ın lojistik ve finansa ek olarak küresel yatırımlar alanında da bir merkez haline getirilmesi yönündeki en önemli adım ise Eylül 2013’de bir pilot uygulama olarak hayata geçirilen Şanghay Serbest Ticaret Bölgesi oldu. Bölgede yatırım ve ihracat teşvikleri, serbest döviz ticareti imkânları ve farklı alanlarda vergi muafiyetleri sunularak olumlu bir yatırım ortamı oluşturulması amaçlanıyor. Halen 29 kilometrekarelik bir alan üzerine kurulu olan, ancak civar bölgelerdeki finans merkezleri ve teknoloji parklarını da kapsayacak şekilde 120 kilometrekarelik bir alana genişletilmesi öngörülen serbest bölge, Çin hükümeti tarafından ileride kademeli olarak ülkenin genelinde uygulanması amaçlanan reformlar için bir deneme platformu olarak görülüyor. Şu ana kadar yaklaşık bin beşyüzü yabancı sermayeli olmak üzere toplam yedi binin üzerinde firma Şanghay Serbest Ticaret Bölgesi’nde faaliyete geçmiş durumda.

Şanghay, küresel ölçekte bir lojistik, finans ve yatırım merkezi olma yolunda ilerliyor. Çin hükümeti bu çerçevede planlarını uygulamaya koymuş durumda. İstenen hedeflere ulaşılması için ise bürokratik engellerin azaltılması, reform sürecinin taviz verilmeden devam ettirilmesi başta finans sektörü olmak üzere liberalleşmeye ve piyasa dinamiklerine ağırlık verilerek iş ve yatırım ortamının güçlendirilmesi gerekiyor. Tüm bunlara ilave olarak Çin’in ihtiyaç duyduğu teknoloji ve inovasyon alanındaki atılımların gerçekleştirilmesi ve Şanghay’ın sadece mal ve sermaye akışlarının değil yeni fikirlerin, yeni teknolojilerin, yeni yaklaşımların da ön plana çıktığı bir kent haline gelmesi durumunda bu şehir tam anlamıyla “küresel ekonominin incisi” olacak.

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Ekonomi kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.