Çin Hükümeti Çalışma Raporu’nun Söyledikleri

135198333_14582114696281nÇin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Li Keqiang, geçtiğimiz hafta içerisinde Pekin’de toplanan Ulusal Halk Kongresi’nde hükümetin 2015 yılı çalışma raporunu sundu. Kongre, Çin’in tüm idari bölgelerinden yaklaşık üç bin delegenin katılımıyla her yıl toplanıyor ve bu açıdan dünyanın en büyük parlamenter yapısı olma özelliğini taşıyor. Her yıl kongre açılışında başbakan tarafından sunulan hükümet çalışma raporu ise bir önceki yılın muhasebesinin yapılması ve gelecek dönem için hedef ve politikaların ortaya konulması açısından önem arz ediyor.

Çin ekonomisinin zor bir süreçten geçtiği, artık sürdürülebilirliğini yitirmiş olan emek-yoğun düşük maliyetli üretim, bu ürünlerin ihracatı ve ağır sanayi ile altyapıya yüksek ölçekli yatırımlara dayalı bir kalkınma modelinden, daha çok teknoloji ve sermaye yoğun üretime, iç tüketime ve nicelikten ziyade niteliğe ağırlık veren yatırımlara dayanan yeni bir modele geçiş için çaba sarf edilen ve bu süreç içerisinde büyüme oranlarının da hız kestiği bir döneme denk gelen 2015 yılının çalışma raporu, Çin’i yönetenlerin konuya nasıl yaklaştıkları ve bundan sonra nasıl bir yaklaşım sergileyecekleri konusunda önemli ipuçları barındırıyor.

Öncelikle hükümetin, sorunları göz ardı eden pembe bir tablo çizmediğini, mevcut sorunlara gerçekçi yaklaştığını belirtmekte fayda var. Örneğin raporun bir yerinde şu tespit yapılıyor: “Mevcut tüm faktörlerin kapsamlı bir tahlili sonucunda Çin’in bu sene kalkınma konusunda çok daha fazla sayıda ve daha ciddi sorunlar ve meydan okumalarla karşı karşıya kalacağı görülmektedir. Bu nedenle daha zorlu bir mücadeleye tam anlamıyla hazırlıklı olmalıyız.” Raporda küresel ekonomide yaşanan zayıflıkların Çin’i de etkilediği belirtilirken, ülke içerisinde de “yıllardır birikmekte olan sorun ve risklerin giderek daha belirgin hale geldiği” ifade ediliyor.

Çin hükümeti, büyüme tahminlerini de aşağıya çekmiş durumda. 2015 yılının GSYH büyüme oranının yüzde 6,9 olarak gerçekleşmesinden sonra 2016 için tahmin yüzde 7’den yüzde 6,5-7 aralığına indirildi. Bununla birlikte raporda, 2020 yılına kadar toplam GSYH’nin ve kişi başına düşen milli gelirin 2010 seviyesinin iki katına çıkartılması hedefi ortaya konuyor. Bu hedefin tutturulabilmesi için önümüzdeki beş yıl içerisinde Çin’in daha fazla hız kesmeden ortalama yüzde 6,5 oranında büyümeyi devam ettirmesi gerekiyor. Bu imkansız bir hedef değil, ancak gerçekleşebilmesi için yapısal reformların ertelenmeden, ödün verilmeden, etkili bir şekilde hayata geçirilmesi lazım. Küresel ekonomi kuruluşları, Çin için daha düşük büyüme oranları öngörüyorlar. Örneğin OECD’nin 2017 tahmini yüzde 6,2’lik bir büyüme, IMF ise yüzde 6,3 öngörüyor. Başka bir deyişle Çin, hedefine doğru çok ince bir çizgi üzerinde yürüyor olacak.

Çin’in belirlediği hedefe erişebilmesi için ne yapması gerekiyor? Li Keqiang’ın raporunda 2016-2020 dönemine kapsayan ve önümüzdeki günlerde açıklanacak olan 13. Beş Yıllık Plan’ın içerdiği altı öncelikli alana dikkat çekiliyor. Bu alanlar şu şekilde sıralanıyor:

  1. Büyümeye orta-yüksek seviyede istikrar kazandırılması ve endüstrinin orta-yüksek seviyeye doğru geliştirilmesi: Bunun için 2020 yılına kadar üretim süreçlerine teknolojinin daha fazla katılmasıyla ileri seviye imalat, modern bir hizmet sektörü ve stratejik özelliğe sahip olan sektörlerin geliştirilmesi hedefleniyor.
  2. İnovasyonun kalkınmanın itici gücü olması: İnovasyona gerek kamu yatırımları gerekse özel girişim sayesinde hız kazandırılması ve bu şekilde Çin’in  “gelişmiş ve yüksek kaliteli ürünler üreten bir ülke” olarak konumlandırılması hedefleniyor.
  3. Kentler ile kırsal kesimler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması: Burada Çin’in “yeni ve insan merkezli bir kentleşme” stratejisi var. Bu çerçevede kırsal kesimde yaşayan yaklaşık 100 milyon kişinin ülkenin batı ve orta kesimlerindeki kentlerde yaşamaya ve çalışmaya başlamasının sağlanması hedefleniyor. Amaç, 2020 yılına kadar Çin nüfusunun yüzde 60’ının kalıcı olarak kentlerde yaşıyor olması.
  4. Çevre dostu büyüme, çalışma ve yaşam: Raporda Çin’in “gökyüzünün mavi, yerin yeşil ve suyun temiz olduğu” bir ülke haline getirilmesi amacı ifade ediliyor. Bunun için öncelikle hava kirliliğinin kontrol altına alınması ve sonrasında su tüketimi, enerji tüketimi ve karbondioksit emiliminin sürdürülebilir bir temele oturtulması amaçlanıyor.
  5. Reform sürecinin derinleştirilmesi ve kalkınma için yeni kurumların oluşturulması: “Kalkınma, reforma ve açılımlara bağlıdır” denilen raporda ekonomide piyasa dinamiklerinin daha fazla belirleyici olması gerektiğine vurgu yapılırken, diğer yandan da “devletin kaynakların tahsisindeki rolünü daha etkin bir şekilde icra etmesi ve ekonomik kalkınma sürecindeki yeni normalin yönlendirilmesi için sistemlerin, mekanizmalarının ve bir büyüme modelinin oluşturulması” gerekliliği ifade ediliyor
  6. Hayat şartlarının geliştirilmesi ve “herkesin kalkınmanın nimetlerinden faydalanmasının” sağlanması: Büyümenin aynı zamanda eşitlik de getirmesi Çin hükümetinin öncelikli hedeflerinden birisi. Bu kapsamda yoksullukla mücadeleye yönelik önlemlerin etkinleştirilmesi, eğitimde standartların yükseltilmesi, ortalama yaşam süresinin bir yıl artırılmasına yönelik sağlık alanında geliştirmelerin yapılması, şehirlerde 50 milyon kişilik yeni istihdam yaratılması ve kentleşme sürecinin desteklenmesi amacıyla 20 milyon yeni konut inşa edilmesi hedefleniyor.

Hükümet çalışma raporunda bu çerçeve içerisinde kısa vadede yapılacak uygulamalara da yer veriliyor. Buna göre 2016 yılında makroekonomik politikaların istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi, özel sektörü ve girişimciliği destekleyen uygulamaların hayata geçirilmesi, üretimde maliyetlerin düşürülmesi ve atıl kapasitenin azaltılması, genel olarak mal ve hizmet arzında kalitenin iyileştirilmesi, kamu iktisadi teşekküllerinde reformun hızlandırılması, iç talepteki potansiyelin ve tüketimin artırılması, yatırımların büyümeyi destekleyecek şekilde yapılması, tarımda modernizasyon sağlanması ve  kırsal kesimlerde kamu hizmetlerinin yaygınlaştırılması gibi hedefler ön plana çıkartılıyor.

Programda uluslararası ekonomik ilişkilere de yer veriliyor. Yeni İpek Yolu olarak da bilinen “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi bu anlamda ön plana çıkartılırken, dış ticaretin artırılması için yeni teşvikler, yeni iş modelleri ve ticareti çeşitlendirmeye yarayacak uygulamalara işaret ediliyor. Dış yatırımlar ve diğer ülkelere sanayi alanında yeni işbirlikleri bu dönemde Çin’in daha fazla gündeme alacağı konular olarak göze çarpıyor.

Çin hükümeti, Başbakan Li Keqiang’ın sunduğu çalışma raporunda da görüldüğü gibi gerçekçi bir şekilde sorunları değerlendiriyor ve buna karşı kapsamlı, gerçekçi ve yapıcı önlemleri formüle ediyor. Ancak esas mesele, bu önlemelerin hayata geçirilmesinde yatıyor. Çin hükümeti, elinde doğru bir yol haritası tutuyor, ancak uygulamada bu önlemler ne kadar hayata geçirilebilecek, ne ölçüde başarı sağlanabilecek, bunlar başka bir konu. 2015 yılı bazı alanlarda başarı sağlandıysa da, reform sürecinin istene hızda yürütülemediği, hatta menkul kıymetler piyasasında ve para politikasında yaşanan gelişmelerde gözlemlendiği üzere ciddi karışıklıkların yaşandığı bir yıl oldu. Çin, orta vadede büyümeyi yüzde 6,5 civarında sabitlemek istiyor. Bunu başarabilmesi için belirlenen politikaların tam olarak, etkin bir şekilde uygulamaya geçirilmesi şart.

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Ekonomi, Siyaset kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.