Çin, Marx’ın Doğumunun 200. Yıldönümünü Kutluyor

Çin Kamu Diplomasisi Derneği’nin davetlisi olarak bulunduğum Pekin’de Ulusal Müze’yi ziyaret ettim. Tiananmen Meydanı’nda yer alan bu devasa yapı, sürekli ve dönemsel bir çok sergiye ev sahipliği yapıyor. Bu sergilerden en çok ilgimi çeken ise “Gerçeğin Gücü” başlığını taşıyan sergi oldu. Bu yıl, Alman düşünür Karl Marx’ın doğumunun 200. yılı, ve son bir ay içerisinde Çin’de Marx ile ilgili birçok etkinlik yapıldı. Devlet Başkanı Xi Jinping’in de katıldığı ve bir konuşma yaptığı büyük bir konferansın yanı sıra birçok sergi, seminer ve benzeri faaliyet düzenlendi. Hatta Çin hükümeti, Marx’ın Almanya’da doğduğu kent olan Trier’e 5,5 metre yüksekliğinde bir heykelini hediye etti. Ulusal Müze’de yer alan bu sergi de söz konusu etkinliklerin bir parçası ve benim ziyaretim sırasında müzeye gelen Çinli ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdikleri kısım da burasıydı.

Peki Marx’a bu ilgi niye? Marksizm, halen Çin Komünist Partisi’nin ideolojik temelini oluşturuyor. Her ne kadar Çin, bugün Marx’ın sınıf mücadelesi ve işçi devrimi söylemlerinden bir hayli uzaklaşmışsa da ve hatta Çin şu anda kapitalist sisteme çok daha yakın bir konumda bulunsa da, Marksizm, iniş ve çıkışların olduğu döngüsel bir tarih anlayışı yerine bilimsel ve sürekli ilerlemeci bir tarih vizyonu sunmasıyla ve belki de daha önemlisi bugün ciddi sorunlar yaşayan Batı tarzı liberalizme karşı bir alternatif paradigma oluşturmasıyla Çin ve Komünist Parti için önem arz ediyor. Xi, yukarıda bahsi geçen konuşmasında şöyle söyledi: “Çin’in ulusal yenilenişi kuramsal düşünce olmadan mümkün olamaz ve Marksizm de her zaman partimiz ve ülkemiz için yol gösterici ideoloji olmuştur.” Devlet Başkanı ve Xi’nin ileri sürdüğü ve bugün Çin’in benimsediği “Çin özelliklerine sahip sosyalizm” düşüncesi, Marksizm’den edindiği referanslarla, liberalizmin ve kapitalizmin sıkıntılı bir dönemden geçtiği günümüzde dünya için alternatif bir model olarak gösteriliyor. Bu konuyla ilgili olarak Komünist Parti’nin Chongqing komitesinden Su Wei’nin Global Times’a verdiği bir mülakatta söyledikleri de oldukça ilginç: “Marx aslında sosyalist ilkelerle Batı’nın kapitalist medeniyetlerinin edinimlerini birleştirecek bir sosyalizm modeli olabileceğini öngörmüştü. Ancak kendisi bu tarz bir sosyalizmin nasıl işleyebileceğini bildirmedi çünkü kendi yaşadığı dönemde buna örnek teşkil edebilecek bir model yoktu.”

Gelelim Ulusal Müze’deki sergiye. Sergi üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm “Marx’ın Hayatı ve Eserleri” başlığını taşıyor ve bölümde Alman düşünürün hayatının çeşitli dönemlerinden kesitler ile başta Das Kapital olmak üzere eserlerinin farklı nüshaları yer alıyor. İkinci bölümde sergi Çin’e odaklanıyor ve burada Marksist düşüncenin Çin’de benimsenmesi ve uyarlanması ile ilgili tarihi süreç anlatılıyor. Bu bölümde Mao Zedong’dan bugüne kadar gelen süreç içerisinde Marksizm’in Çin’deki etkisinin gelişimi takip edilebiliyor. Yine Karl Marx’ın eserlenin Çince baskıları da bu bölümün ilgi çekici kısımları arasında. Serginin üçüncü bölümü ise Marx tablolarına ayrılmış. Bu tablolar Çinli ressamlara ait ve büyük ölçekli ve çok canlı çalışmalar. Bilgi etiketlerine baktığınızda hepsinin yapım yılının 2018 olduğunu görüyorsunuz. Bu tablolar, Çin hükümeti tarafından Marx’ın doğumunun 200. yıldönümü nedeniyle sipariş edilmiş çalışmalar.

Serginin sonunda “Sonuç” başlığı altında bir bilgi notu var. Türkçe tercümesini burada paylaşmak istiyorum:
“Kurulduğu günden itibaren Marksizm dünyaya yayılmış ve insan ilerlemesi için zengin düşünsel kaynaklar ve değerli kuramsal destek sunmuştur. Marksizm pratikteki yol göstericiliğini, kuramsal geçerliliğini ve büyük entellektüel karizmasını ispat etmiştir ve bunları sergilemeye devam edecektir. Son yüz yıl içerisinde Marksizm’in yönlendirdiği Çin Komünist Partisi, Çin halkına çeşitli zorlukların aşılmasında ve Çin devrimi, inşası ve reformunda büyük zaferlerin elde edilmesinde öncülük etmiştir. Yeni çağın bu tarihi başlangıç noktasında Komünist Parti Merkez Komitesi ile Yoldaş Xi Jinping çekirdekte olmak üzere sıkıca kenetlenelim, Marksizm’in geçerliliğini ve özelliklerini daima koruyalım ve 21. yüzyılın Çin’inde Marksizm’in daha büyük ve daha kuvvetli bir şekilde gerçeğin gücünü ortaya koymasını sağlayalım!”

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Kültür, Siyaset kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.