Yükselen Gücün Sesi Çin Uluslararası Radyosu

İletişim, uluslararası ilişkilerin çok önemli bir unsuru. Ülkeler, kendilerini, beklentilerini, hedeflerini dış dünyaya doğru ve etkin bir şekilde anlatmak zorundalar. Bilginin olmadığı yerde oluşan boşluğu yanlış algılar, abartılı ifadeler ve önyargılar doldurur. Bu nedenle ülkelerin kendileri ile ilgili böyle bir bilgi boşluğu oluşmasına izin vermemeleri gerekir. Gelişen teknoloji ise bu alanda ülkelerin işlerini hem kolaylaştırıyor, hem de zorlaştırıyor. Kolaylaştırıyor, çünkü teknolojinin sağladığı yeni iletişim kanalları iletişimin hem anında, hem de masrafsız bir şekilde yapılmasını sağlıyor.

Ancak aynı zamanda zorlaştırıyor da çünkü iletişim kolaylaştıkça bilgi kirliliği ve dezenformasyon da artıyor. Bugün artık her türlü habere ve bilgiye sadece bir tık uzaktayız, ancak aynı zamanda “fake news” (yalan haber) gibi büyük bir sorundan da bahsediyoruz. İşte bu nedendendir ki, söz konusu süreç içerisinde içeriğin kalitesi ön plana çıkıyor. Medyanın bir dönüşüm geçirdiği, sosyal medyanın hayatın her alanına nüfuz ettiği günümüzde, içeriği güçlü (ve doğru) olan ve bu içeriği hedef kitleye etkin bir şekilde ulaştırabilenler iletişim yarışında bir adım öne geçiyorlar.

Çin’i iletişim konusunda en fazla çaba sarf eden ülkelerin başında göstermek sanıyorum yanlış olmaz. 24 saat İngilizce yayın yapan CGTN (China Global Television Network 中国环球电视网主频道) bu anlamda önemli bir işlev görüyor. Bununla birlikte en az CGTN kadar hatta muhtemele daha da aktif olan bir medya kanalı daha var Çin’in, o da Çin Uluslararası Radyosu CRI (China Radio International 中国国际广播电台).

CRI’ın bir Türkçe servisi ve Türkiye’de yayın yapan CRI Türk adı altında bir kanalı da var. CRI Türk’e defalarca yayın ve stüdyo konuğu olmuştum. Bu sefer, Çin Kamu Diplomasisi Derneği’nin davetlisi olarak bulunduğum Pekin’de CRI merkezinde faaliyetlerini sürdüren Türkçe servisini de ziyaret etme şansını buldum. Burada Türkçe servisinin bağlı olduğu Batı Asya ve Afrika yayın departmanının yetkililerinden radyo ve Türkçe servisi hakkında bilgiler aldım. CRI, 1941 yılında “Radio Peking” adı altında yayın hayatına başlamış. Dönem 2. Dünya Savaşı dönemi, radyo Japonlara karşı direniş sırasında hayata geçirilmiş ve ilk yayınlarını da Japonca ve sonrasında da İngilizce olarak yapmış.

Bugünkü ismini 1993 yılında alan CRI, halen Türkçe de dahil olmak üzere 65 dilde günde toplam 2,700 saat yayın yapıyor, yurtdışında 25 yapım ofisi ve 108 yerel FM radyosu var ve radyo dışında televizyon, internet, dergi ve gazete yayıncılığı gibi mecraları da bünyesinde barındırıyor. Yetkililerden CRI’ın sinema sektörüne de girdiğini, Çin filmlerinin yabancı dillere çevrildiğini ve yurtdışında ilk Çin dizisinin Tanzanya’da yayınlandığını öğrendim. 2004’te internet yayınlarına başlayan CRI, yurtdışından ilk yayınını 2006’da Kenya’da yapmış. 1957’den bu yana Türkçe yayın yapan CRI, 2009’da Türkçe internetyayınına başlamış, 2010’da halen devam eden bir işbirliği üzerinden Yön Radyo aracılığıyla yayınlarını sürdürmüş, 2012’de ise İstanbul’da bir ofis açmış. CRI Türk’ün hayata geçirilmesi ise 2016 yılında benim de katıldığım bir lansman ile olmuştu.

CRI şu sıralarda CCTV ve Çin Ulusal Radyosu ile birleşerek “China Media Group” adı altında yaklaşık 30 bin çalışana sahip bir medya devine dönüşme sürecinde. CRI, yükselen güç Çin’in kendisini dünyaya anlatması için önemli bir araç. Gerek CRI, gerekse CRI Türk kendisini sürekli geliştiriyor ve kaliteyi artırıyor. Bu da aslında Çin’in dünyadaki etkisini ekonomik ve siyasi anlamda artırmasına paralel olarak devam eden bir süreç. Başka bir deyişle Çin güçlendikçe kendisini anlatma ihtiyacı da artıyor ve bu da CRI’ya yansıyor. Çin kendisini Türklere hem de Türkçe anlatabiliyor. Peki ya diğer istikamette nasıl bir durum söz konusu? Bu noktada TRT Dış Yayınlar Dairesi’nin de CRI’ın Türkçe servisi ölçeğinde olmasa da bir Çince servisi olduğunu hatırlatalım.

Print Friendly, PDF & Email
Bu yazı Kültür kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.