G20’nin bir alt grubu olarak küresel gündemdeki konular üzerine derinlemesine analizler geliştiren ve G20’nin daha somut ve sürdürülebilir politikalar üretmesine yardımcı olan düşünce platformu T20 (Think 20) İzmir’de bir çalıştay gerçekleştirdi. Türkiye’nin 2015 yılı G20 dönem başkanlığı süresince T20’nin organizasyon görevini üstlenmiş olan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) evsahipliğini yaptığı ve benim de katıldığım çalıştayda dünyanın farklı ülkelerinden düşünce ve araştırma kuruluşları ile uluslararası kurumlardan yaklaşık altmış temsilci, altyapı, mali istikrar ve reform, kalkınma, ticaret ve yatırım, büyüme ve istihdam, teknoloji ve yenilikçilik ile internet ekonomisi başlıkları altında G20 ve genel olarak küresel yönetişim ile ilgili konuları tartıştılar.

T20 çalıştayı katılımcıları

T20 çalıştayı katılımcıları

Çalıştay sırasında yukarıdaki başlıklar kapsamında tartışılan konular şöyle:

1. Altyapı.

  • Dünya çapında altyapı yatırımı konusunda büyük ihtiyaçlar var; bunların finansmanı kamu-özel sektör ortaklığı yoluyla sağlanabilir.
  • G20 çok taraflı ve bölgesel kalkınma bankalarının politikalarını ve uygulamalarını koordine ederek altyapı gelişimi ve finansmanı konusunda olumlu bir etki yaratabilir.
  • Finansman sağlanacak altyapı projelerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi için bir mekanizma oluşturulmalı.

2. Mali istikar ve reform.

  • Küresel kriz sonrasında G20 çerçevesinde yapılan işbirliği önemli faydalar sağladı ancak kalıcı bir mali reform konusunda yeterince adım atılamadı.
  • Küresel mali yönetişimin daha kapsayıcı bir hale getirilmesi gerekiyor.
  • Ülke borçlarının yeniden yapılandırılması için küresel bir mekanizma oluşturulabilir.
  • Bretton Woods kurumlarının misyonu gözden geçirilmeli ve güncellenmeli.

3. Kalkınma.

  • Kalkınma ile G20’nin altyapı yatırımlarına yönelik çalışmaları arasında yeterince bir bağlantı yok.
  • Kalkınmakta olan ülkelerin ve KOBİ’lerin küresel değer zincirlerine erişimleri yetersiz.
  • Özel sektör finansmanının güçlendirilmesi için yeni mekanizmalar gerekiyor.
  • Afrika’da kalkınma konusuna özel bir önem verilmesi gerekiyor; bu alanda siyasi risk sigortası mekanizmalarının devreye sokulması faydalı olabilir.
  • Özellikle düşük gelir seviyesindeki ülkelerde mali altyapının güçlendirilmesi lazım.
  • Sürdürülebilir kalkınma hedefleri.

4. Ticaret ve yatırım.

  • Ticaret artık malların değil fabrikaların sınır ötesine taşınmasıyla tanımlanıyor.
  • Küresel ticaret yönetişiminde DTÖ’nin yerini giderek bölgesel ticaret anlaşmaları alıyor.
  • Devletlerin kendi ülkelerindeki firmalara verdikleri ihracat sübvansiyonları küresel ticarete zarar veriyor.
  • Gümrük işlemlerinin dijitalizasyonu önemli.
  • Sınır ötesi yatırımların serbestçe akışının sağlanması için küresel standartlara ihtiyaç var.

5. Büyüme ve istihdam.

  • Teknolojideki hızlı gelişmenin büyüme ve istihdam üzerindeki etkisine odaklanmak gerekiyor.
  • İşgücünde küresel becelerin, uluslararası piyasa standartlarına uygun becerilerin geliştirilmesi.
  • Göçmenlere ve mültecilere yerel becerilerin kazandırılması.
  • İstihdam edilebilirliğin artırılması için programların oluşturulması ve finansman sağlanması.

6. Teknoloji ve yenilikçilik.

  • Yeni teknolojiler küresel değer zincirlerini yeniden şekillendiriyor.
  • Teknoloji ve yenilikçilikteki gelişmeler üretkenlik ve rekabet gücü açısından kazanımlar sağlıyor.
  • Özel sektördeki girişimcilerin karşılaştıkları piyasa engelleri teknoloji ve yenilikçilik alanındaki kazanımların küresel anlamda yaygınlaşmasına engel oluyor.

7. İnternet ekonomisi.

  • G20 ülkelerindeki internet ekonomisinin toplam büyüklüğü 2016 yılında 4,2 trilyon dolara ulaşacak.
  • İnternet küresel ticareti şekillendiriyor.
  • Ticaret, altyapı ve kalkınma alanlarında internet kavramının G20 gündeminde daha fazla yer alması gerekiyor.
lamy

Pascal Lamy

İzmir’deki çalıştaya Avrupa Komisyonu’nun ticaretten sorumlu eski üyesi ve bir dönem DTÖ’nün direktörlüğünü yapmış olan Pascal Lamy de katıldı. G20 ve T20 ile ilgili düşüncelerini paylaşan Lamy’nin konuşmasından bazı notlar şöyle:

  • Küresel yönetişim yapısının mevcut durumu, dünyanın karşı karşıya olduğu sorunları çözmekte yetersiz kalıyor.
  • Küresel yönetişim halen üç temel üzerine kurulmuş durumda: BM, uluslararası kuruluşlar ve G20. Ancak bunların hiçbiri aynı anda hem liderlik, hem meşruiyet sağlayıp sonuç üretemiyor.
  • G20 ekonomik koordinasyon için bir forum, T20 ise G20 için düşünce üretiyor.
  • T20, G20’nin sınırlarının ötesine geçip yaratıcı fikirler geliştirmeli.
  • T20, G20’nin ekonomik konuların ötesine geçmesini, örneğin iklim değişimi gibi konulara da eğilmesini sağlamalı.
  • G20’nin küresel liderlik rolünü ortaya koyabilmesi ve küresel ekonomiyi düzene koyabilmesi için öncelikle üye ülkelerin birbirlerini daha iyi anlaması gerekiyor. Bunun için de tüm paydaşların farklı anlayışları, kültürleri, kimlikleri, medeniyetleri tanıması, küresel meselelerin bu farklı bakış açılarından nasıl algılandığını görebilmesi lazım. Bu farklılıkları T20 ortaya koyabilir.